Katılan mağdure vekilinin sanık ... hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan hükme ilişkin temiz istemi yönünden; sanık ...'nin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 13.11.2015 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak yeni bir karar verilmesi zorunluluğu doğmuş ise de, sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, incelemenin sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile sınırlı yapılmasına karar verilmiştir.
Sanık ... müdafii ve katılan mağdure vekilinin sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyizleri yönünden; anılan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiş olup sanık ... müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu gözetilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-b, 103/2,43 ve 53. maddeleri, sanık ... hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 234/3 ve 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2015 tarihli ve 2014/124 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile;
a) Sanık ...'ün çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e. maddesi uyarınca beraatine,
b) Sanık ... hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 234/3 ve 62. maddesi gereğince verilen 2 ay 15 gün hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmi iade, kısmi onama, kısmi düzelterek onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; usul ve kanuna aykırı olan kararının bozulması istemine ilişkindir.
Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle aşağıdaki husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık ... müdafiinin vekalet ücretiyle sınırlı temyiz istemi yönünden; 31.12.2014 günlü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki düzenleme nazara alınarak kendisini vekaletnameli müdafi ile temsil ettirip beraatine karar verilen sanık lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bir hukuka aykırılık olarak görülmüştür.
Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçede açıklanan nedenlerle Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün yargılama giderlerine ilişkin (3). paragrafından sonra gelmek üzere "Sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.000 TL maktu vekâlet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.05.2024 tarihinde karar verildi.