Mahkumiyet

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık ve müşteki vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 58/6-7 maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.08.2021 tarihli, 2021/44090 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur.

Sanığın temyiz isteği; kararı temyiz ettiğine ilişkindir.

Müşteki kurum vekilinin temyiz isteği; davanın kuruma ihbar edilmediğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

Mahkemece, sanık ve temyiz dışı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıkların define için izinsiz kazı yapmak suretiyle üzerlerine atılı suçu iştirak iradesiyle birlikte işledikleri sabit olduğu gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun'un 233. maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun'un 234/1-b bendinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234/1-b bendine aykırı davranılması,

Kararın tefhim edildiği tarihte Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğu anlaşılan savunmasının, tespit edildiği 01.06.2016 tarihli duruşmada bağışık tutulmaya yönelik talebi bulunmayan ve duruşmaya getirilmesine gerek olmadığına ilişkin hakkında herhangi bir karar verilmeyen sanığın yokluğunda yargılamaya devamla mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle CMK'nın 196/5. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Mut 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ve müşteki vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2024 tarihinde karar verildi.