Taraflar arasında görülen davada Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.03.2011 tarih ve 2005/1504-2011/432 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından Akhisar Merkez ve Köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifine 11.10.1999 tarihinde Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri kredi sözleşmesine dayanılarak 550.000 TL tutarında kredi açılıp kullandırıldığını, borçlu kooperatifçe bu kredinin ortaklarına dağıtıldığını ve kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin bankaya temlik edildiğini, bu temlik işlemi ile kooperatifin alacakla ilgili tasarruf hak ve yetkisinin kalmadığını, borçluların borçlarından kurtulmaları için kural olarak alacağı yeni alacaklı olan müvekkili bankaya ödemeleri gerektiğini, kooperatif ile ortakları arasında müşterek borçlu ve müteselsil borç senedi başlığı altında düzenlen sözleşmelerde yer alan ibarelerle ortakların temlikten haberdar olduklarını ileri sürerek, 2.290 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek % 26 değişken faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu müşterek ve müteselsil borç senedinden doğan borcun önce kooperatife ödeneceğinin belirtildiği, Tekel tarafından borçluların alacaklarından yapılan kesintilerin kooperatifin Tekel'e gönderdiği rehin işlemleri konulu yazıya istinaden ve kooperatif adına yapıldığı, tütün alımı yapan özel şirketlerin de davalıların alacaklarından kooperatif adına kesinti gerçekleştirdikleri, söz konusu kesintilerle kooperatife yapılan ödemelerin borcu kısmen karşıladığı, davalıların 885,48 TL borçlarının kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 885,48 TL'nin dava tarihinden yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mülga HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 21.07.2004 tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2011 tarihi itibariyle 1.540,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Somut olayda, davacı 2.290 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece 08.03.2011 tarihinde davanın kısmen kabulü ile 885,48 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ait istemin ise reddine karar verilmiştir. Bu durumda kabulüne karar verilen miktar yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından temyizi kabil olmayıp, bir kısım davalılar vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz isteminin mülga HUMK’nın 432/4. maddesi hükmü uyarınca reddiyle hükmün ONANMASINA, davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, temyiz harcı peşin alındığından davalılar ... ve ...'den başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.