Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/09/2011 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04/07/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, davalı apartman yöneticisi tarafından davacı aleyhine aidat ve kömür parası alacağının tahsili amacı ile yürütülen ilamsız icra takibinin kesinleşmesi üzerine açılan borçlu olmadığının tespiti ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, menfi tespit isteminin kabulüne, kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine, kendisini vekille temsil ettiren taraf yararına şartları oluştuğu taktirde hükmedilir. 21/12/2011 tarih, 28149 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/1. maddesinde "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmü ve 12/2. maddesinde "Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL'ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez." hükmü getirilmiştir. Mahkemece davacının menfi tespit istemi kabul edilerek 2.764,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar vermiştir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/2. maddesinde belirlenen 400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesidir. Mahkemece bu hususun karar altına alınmamış olması doğru değildir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.

Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasına yeni bir bent eklenerek “davacı ... yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12. maddesi dikkate alınarak 400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” ifadesinin yazılmasına, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçimi ile ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.