Mahkumiyet
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan,2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 58/6-7. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.01.2021 tarihli, 2016/345879 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu kabul etmediğine, kazı yapmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
Mahkemece, suç tarihinde sanık ... temyiz dışı sanıkların, alınan bilirkişi raporuna göre sit alanı veya 2863 sayılı Yasaya göre korunması gerekli bir alan olmayan...Mah...üne 250 m uzaklıkta bulunan mevkide kültür varlığı bulmak amacıyla 1 m derinliğinde kazı yaparken kolluk güçleri tarafından suç üstü yakalandıkları, sanıkların hazırlıkta ifade verirken kültür varlığını bulmak için kazı yaptıklarını ikrar ettikleri, yargılama aşamasında suç ve cezadan kurtulmaya yönelik üzerine atılı suçu inkar ettikleri, ancak sanıkların kültür varlığını bulmak için kazı yaparken kolluk güçleri tarafından bizzat görüldükleri ve yapılan kazının da yeni olduğunun tespit edildiği nazara alınarak yapılan yargılama ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Suç tarihinde sanığın, temyiz dışı sanıklarla birlikte suç tarihinde tescilli olmasa dahi...nün 250 m doğusunda kalan, kaçak kazı çukuru içerisinde lahite ait olabilecek üzeri bezemeli 50 cm uzunluğunda toprağa gömülü taş bulunan, kazı çukuru çevresinde Roma Dönemine ait seramiklere rastlanan ve eski yerleşim yeri olabileceği değerlendirilen, bu hali ile 2863 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğini haiz yerde kazı yaparlarken yakalandıklarının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin aynı Kanun'un 74/1-1. cümlesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeksizin, sanık hakkında aynı maddenin ikinci cümlesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak, "Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 74/1-2.cümlesi gereğince indirim uygulanması sırasında Yasa maddesinin 74/2. madde olarak gösterilmesi," hususu Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (2.) paragrafındaki "2863 sayılı Yasanın 74/2. cümlesi uyarınca" ibaresi çıkartılarak yerine " 2863 sayılı Yasanın 74/1-2.cümlesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2024 tarihinde karar verildi.