SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
Beraatine karar verilmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf isteminin reddi
İlk derece mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 saylı TCK'nın 142/2-h, 143 ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay, aynı Kanun'un 116/4 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasına hükmedildiği, istinaf talebi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince, mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın atılı suçlardan beraatine ve hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince verilen beraat kararlarının temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin; sanığın hırsızlık suçunu işlediğine yönelik kabulün doğru olduğu, eylemin hırsızlık suçunu oluşturmadığının değerlendirilmesi hâlinde ise 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilerek hüküm kurulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli 2020/(Kapatılan)14-248 Esas, 2022/359 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere inceleme konusu olayda "Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun manevi unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığın beraatine karar verebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu" anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozmaya ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Katılanlara ait dam üzerine bulunan güvercinlerin çalınması şeklinde gerçekleşen olay ile ilgili olarak, sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmediği ve güvercinleri tanımadığı bir şahıstan aldığını savunduğu, ancak şahsın açık kimliğini, adresini ve eşgalini veremediği, 23.01.2015 tarihli araştırma tutanağında, PTS kayıtlarına göre sanığın suç tarih ve saatlerinde olayın gerçekleştiği mahalleye doğru gittiğinin tespit edildiği ve sanığın güvercinleri katılanlara tekrar sattığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, sanığın hayatın olağan akışına uygun düşmeyen savunmalarına itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı CMK'nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile değişik 304/2-b. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.