MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili; davacı ... şirketine zorunlu mali mesululiyet ... poliçesi ile sigortalı, davalıya ait ve dava dışı sürücüsünün sevk ve idaresindeki aracın dava dışı yayaya tam kusurlu şekilde çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kazada yaralanan yayaya ....234,00 TL ödemek zorunda kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak şimdilik ....500,00 TL'sinin ödeme tarihi olan .../04/2009 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istediklerini bildirmiştir.
Davacı vekili .../.../2010 tarihinde dava değerini ....837,33 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davacı sigortacının sigortalısı davalıya rücu etmesinin mümkün bulunmadığını, sürücü ... ...'ın olay sırasında alkollü olmadığını, alkolü kaza sonrasında aldığını ve kazanın meydana gelmesinde yaya kazazede Salih Yiğit'in kusurlu olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, rizikonun teminat dışında kaldığının ispat yükünün davacı sigortaya ait olduğu, davacı sigortanın ceza dosyasından başka bir delil sunmadığı, ceza dosyası kapsamına göre de davalının kaza anında alkollü olduğunun kanıtlanamadığı, kaza sonrası ...-... saatlik dilimde ....58 promil alkol almanın mümkün olduğu, bu itibarla kazanın sırf alkolün etkisi ile meydana geldiğine dair dayanağı olmayan alkolün kaza sırasında varlığının kabulünden hareket eden bilirkişi kurulunun raporuna itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk ... poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı ...'nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/.... maddesinde; alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra bu konu ile ilgili olan "b-..." bendinde; alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.
Öte yandan, Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartlarının B.....d maddesinde; tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının ... ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.
Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.....d maddesinin dayanağını teşkil eden ...'nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin .... fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve mütakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabülü de mümkün değildir.
O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir....'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK ........2002 gün ve 2002/...-768-840; YHGK ........2004 gün ve 2004/...-257-212; YHGK ........2005 gün ve 2005/...-81-...; YHGK ........2005 gün 2005/...-624-713 sayılı ilamları)
Genel olarak yapılan bu açıklamalara göre somut olaya bakıldığında, mahkemece; aralarında Nöroloji uzmanının da bulunuduğu bilirkişi heyetince düzenlenen 01.07.2010 tarihli rapora göre ... plakalı otomobilin sürücüsü ... ...'ın tamamen kusurlu olup dava dışı yaya ...'ın ise kusursuz olduğu, meydana gelen trafik kazasının ... ...'ın ....79 promil alkollü olması ve münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmiş olduğu belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece, davalının kaza anında alkollü olduğunun ve rizikonun teminat dışı kaldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine .../03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.