Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Dosya içeriğinde mevcut kamera görüntülerinin incelenmesi neticesinde eylemin 05.10 sıralarında işlendiği anlaşıldığından; kameranın saatinin güncel olup olmadığı tespit edildikten sonra olay günü güneşin doğuş saatinin, yaz saati uygulaması da hesaba katıldığında, 06.26 olduğu UYAP kayıtlarında tespit edilmekle sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca yapılan indirim sonucu sonuç cezanın 2 yıl 1 ay hapis cezası olarak tayin edilmesi gerekirken 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak eksik tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, sanıkların 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.