Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Antalya 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve 2014/63 Esas, 2015/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 155 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Antalya 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli ve 2014/63 Esas, 2015/87 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 28.11.2019 tarihli ve 2019/12212 Esas, 2019/13506 Karar sayılı kararı ile; "Müştekinin Antalya İcra Müdürlüğü'nce icra yoluyla satışa sunulan Renault Megane marka aracı satın almak için tanık ... tarafından tanıştırılan sanık ...'ya 19.000 TL para gönderdiği, sanığın bu aracı satın alarak müştekiye iade etmediği gibi müştekinin parasını da iade etmeyerek menfaat temin ettiği ve atılı suçu işlediği iddia edilen olayda; sanığın hileli eylemlerle katılanı kandırmak suretiyle haksız menfaat elde ettiğinin tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun ile uzlaştırma kapsamına alınan dolandırıcılık suçundan mahkûmiyeti yerine, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre de; Kararın gerekçe kısmında müşteki ile sanık arasında herhangi bir hizmet ilişkisinin bulunmadığı, eylemin mevcut haliyle TCK'nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen, hüküm kısmında sanığın TCK'nın 155/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilerek fazla ceza tayini uygulanmak suretiyle çelişkiye düşülmesi" nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine Antalya 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2021 tarihli ve 2020/3 Esas, 2021/91 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık gerekçe belirtmeden hakkındaki hükmü temyiz etmiştir.

1.Katılanın Antalya İcra Müdürlüğünce icra yoluyla satışa sunulan Renault/Megane marka 07 FBC 03 plakalı aracı satın almak için sanığa toplamda 19.000,00 TL para gönderdiği, sanığın aracı satın alarak katılana iade etmediği gibi katılana parasını da iade etmeyerek haksız menfaat temin etmesi suretiyle gerçekleşen eylemde sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görüldüğünden dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Bozma sonrası sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde 24.02.2020 tarihli rapor düzenlendiği görülmüştür.

3. Katılanın beyanları, sanık savunması, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, uzlaştırma raporu ve diğer deliller dosya arasındadır.

4. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2021 tarihli ve 2020/3 Esas, 2021/91 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2024 tarihinde karar verildi.