Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.a)Temyiz kapsamına göre, Gaziantep 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2014 tarihli ve 2014/83 Esas, 2014/481 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b) Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 18.12.2017 tarihli ve 2017/26610 Esas, 2017/27614 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli mahkemede yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir.
c) Gaziantep 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2018 tarihli kararı ile bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiştir.
d) Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2018/526 Esas, 2019/128 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.12.2019 tarihli, 15-2019/66479 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanığın temyizi, atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine ilişkindir.

1. Sanığın, kendisini emniyet mensubu olarak tanıtarak katılanı ev telefonundan aradığı, kimlik bilgilerinin alınarak banka hesaplarının boşaltıldığını, kartlarındaki parayı çekmesini, sonrasında İş Bankasına gitmesini, bildireceği hesaba açıklama yapmadan para yatırması gerektiğini söylediği, bunun üzerine katılanın İş Bankasına giderek kart numarası ile giriş yaptığı, sistemin işleme onay vermemesi üzerine görüşmeye devam ettiği sanığa olayı izah ettiği, bunun üzerine sanığın katılanı Finansbank'a yönlendirdiği, bildirilen ve Saadet Gören adına olan hesaba 5.170,00 TL para yatırıldığı, akabinde sanığın 1.000,00 TL daha para bulmasının istemesi üzerine katılanın emekli olduğunu söyleyerek daha fazla para bulamayacağını sanığa bildirdiği, katılanın akşam üzeri sanık ile irtibat kurduğu numaradan tekrar ulaşım sağlamak istediğinde sanığa ulaşamadığını, bu şekilde dolandırıldığını anlayan katılanın şikayette bulunması üzerine sanık hakkında dolandırıcılık suçundan dolayı kamu davası açılmıştır.

2. Sanığın aşamalarda değişen çelişkili savunmaları, katılanın oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları, banka havale dekontları, harcama bilgileri, sanığa ait adli sicil ve nüfus kayıtları ve diğer delillerin dosya arasında olduğu tespit edilmiştir.

3. Bozma sonrası dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.

4. Mahkemece uzlaşmanın da sağlanamaması nedeniyle dosyaya yansıyan tüm delillere dayanılarak sanık hakkında dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi yirmi birinci fıkrası gereği uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak yapılan incelemede;
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki eksik incelemeden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/526 Esas, 2019/128 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2024 tarihinde karar verildi.