HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma sonrası yapılan yargılamada, Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2017/279 Esas, 2019/354 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

1.Sanık ...'ün temyiz isteği;herhangi bir neden belirtilmeden karar temyiz edilmiştir.

2.Sanık ...'nın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Katılan ...'ün, evlenme niyetinde olduğundan arkadaşları aracılığı ile sanık ... ile iletişime geçtiği ve Kahta ilçesinde bulunan evine gittiği, burada kendisini "..." adıyla tanıtan temyiz dışı sanık ...'ın, akrabası olarak tanıttığı sanık ... ile birlikte sanık ...'ın ikametine geldiği, aracı olması karşılığında katılanın sanık ...'a 1.000,00 TL ile yine yanındaki şahsa 3.000,00 TL para verdiği, 04.10.2012 tarihinde katılanın evlenmeyi beklediği sanık ... ile Malatya'ya geldiği, burada kıyafet ve altın alışverişi yaptıkları, daha sonra sanık ...'nin bir bahane uydurarak yanından ayrıldığı ve ortadan kaybolduğu, bu şekilde sanıkların katılandan iştirak halinde haksız menfaat temin ettikleri iddiası ile kamu davası açıldığı, taraflar arasında uzlaştırma sağlanamadığı, katılan beyanı, sanıkların savunmaları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanıkların atılı suçu işlediklerinin kabulü ile haklarında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;

2.Sanıklar hakkında, temel ceza belirlenirken hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuş ve bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2017/279 Esas, 2019/354 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarının adli para cezası ile ilgili kısımlarından sırasıyla "30 gün", "25 gün" ve "500,00 TL" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla "5 gün", "4 gün" ve "80,00 TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2024 tarihinde karar verildi.