Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği; cezalandırma kararının kaldırılması ve yeniden yargılanması talebine ilişkindir.

Temyiz dışı sanık ...'ün, sanığın ağaç kestiği yönündeki ihbarı üzerine arama kararı ile sanığın ... sayılı yerdeki ikametinde yapılan aramada evin bir bölümünün oğlu ...'e ait olduğunu beyan ettiği, yapılan aramada kerestelik hale getirilmiş emval bulunduğu, ikametin bahçesinde temyiz dışı sanık ...'e ait bölümde bahçe içinde istiflenmiş halde karaçam emvali bulunduğu, sanığın inşaat halindeki ikametinde kabir tahtası yapmak için hazırlanmış emval, ahır bölümünde 1 metre uzunluğunda kesilmiş ardıç emvali, nar ağaçlarının altında tomruk haline getirilmiş ... emvalleri tespit edilmiştir.

Sanık savunmalarında, atılı suçlamayı kabul etmeyerek, inşaat halindeki evinde ele geçen emvalin kendisine ait olduğunu, bu emvali 2004 yılında kesilmiş ağaçlardan temin ettiğini, diğer emvallerin oğullarına ait olduğunu, bu emvalleri çocuklarının ormandan kesip getirdiğini ve kendisinin de yakacak olarak kullanacağını beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda dip köklerin orman sayılan yerde olduğu, dikiliden kesilen emvalin yapacak ve yakacak nitelikte olduğu, dip kökler ile depodaki dip kütüklerin birbiriyle uyuştuğu tespit edilmiştir.

Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 23.05.2024 tarihinde karar verildi.