SUÇLAR: Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 Tarihli ve 2015/263Esas, 2016/182 Karar sayılı kararı ile sanık Hakkında
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca üç kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Alenen hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43,62, ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına
Karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi; suç işleme kastı olmamasına rağmen katılanlar tarafından iftiraya uğraması nedeniyle verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.
Sanığın katılanların üzerlerindeki nazar ve büyüleri çıkaracağını söyleyerek katılanlardan para aldığı, yazılan muskaların ve yapılan ilaçların etkisini göremeyen katılanlar paralarını geri istedikleri, bu nedenle sanıkla görüşmeye gittiklerinde, sanığın katılanlara sinkaflı küfürler ile hakaret ettiği belirtilerek sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve hakaret suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmış, sanık suçlamaları kabul etmemiş, katılan Mesuttan borç para aldığını, katılanların bu parayı geri almak için evine geldiklerini, ancak kendisinin hakaret etmediğini savunmuş, mahkemesince sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri verilmiştir.
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık hakkında hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında, katılanlara yönelik hakaret suçundan kamu davasının açıldığı, her ne kadar sanığın hakaret eylemi uzlaşma kapsamında olup soruşturma aşamasında uzlaşma teklifi yapılmış ise de işlemlerin usulüne uygun yapılmamış olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca, sanığın üzerine atılı hakaret suçundan uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2015/263Esas, 2016/182 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2015/263 Esas, 2016/182 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2024 tarihinde karar verildi.