HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2013 tarihli ve 2012/1391 Esas, 2013/995 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2013 tarihli ve 2012/1391 Esas, 2013/995 Karar sayılı kararının sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 06.06.2017 tarihli ve 2017/1389 Esas, 2017/13328 Karar sayılı kararı ile "sanıkların kendilerini polis olarak tanıtması karşısında eylemlerin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1 inci maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2019 tarihli ve 2018/304 Esas, 2019/591 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

A. Sanık ...'un temyiz isteği;üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

B. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkindir

C. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

D. Sanık ...'ın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

1. Katılan ...'ı arayan erkek şahsın kendisini polis olarak tanıttığı, katılana ait kimlik kartı fotokopisi ile katılan adına cep telefonu hatlarının çıkartıldığını ve terör örgütü tarafından kullanıldığını söyleyerek bu kişileri yakalayabilmek için hesabında bulunan parasını sanık ...'ın hesabına yatırması istediği, katılanın da bu hileli sözlere kanarak sanık ...'ın hesap numarasına 39.500,00 TL havale ettiği, sanık ...'ın bu parayı çekerek sanık ... aracılığıyla tanıdığı sanık ...'a verdiği, sanık ...'ın bu işlem karşılığında 6.000,00 TL komisyon aldığı, sanıklar ... ile ...'un tanışmasına aracılık eden ve hesap bilgilerinin dolandırıcılık olayında kullanılacağını bilen sanık ...'ın da bu aracılık işlemi karşılığında faturalarının ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sanıkların bu suretle eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia olunmuştur.

2. Mahkemece, sanıkların savunmaları, katılan beyanı, banka dekontu, uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin rapor ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2019 tarihli ve 2018/304 Esas, 2019/591 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2024 tarihinde karar verildi.