Ayrı ayrı TCK'nın 158/1-d, 62,52/2, 52/4,53,63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların suç tarihinde şikayetçi ...'ın yetkilisi olduğu ...Tarım Ürünleri adlı şirketten şikayetçi ... adına düzenlenen sahte sürücü belgesi ve şikayetçi ...'ın adına tescilli ... plakalı kamyona ait sahte plaka ve sahte ruhsat düzenleyerek 19.200 kg buğdayı Bolu'ya götürmek üzere yükledikleri, ancak buğdayları yerine teslim etmeyerek Niğde'ye götürüp başka birine satttıkları, bu suretle sanıkların sahte sürücü belgesi, plaka ve ruhsat kullanmak suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri sanıkların ikrarı, telefon görüşme kayıtları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık ...'nın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunmasına rağmen hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ...'in temyiz itirazlarının reddi ile hükümlerin ONANMASINA, 27/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.