Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın ... Mah. ... Sok. No.30/1... adresindeki daireyi 30.000 TL ye katılana tanıkların huzurunda 3 yıl önce haricen sattığı, daha sonra aynı daireyi sanığın ... isimli şahsa da tapudan satarak devrettiği, ....'in katılana gelerek daireyi satın aldığını söyleyerek boşaltmasını istediğinde olayın ortaya çıktığı, böylece sanığın aynı daireyi iki ayrı şahsa satarak dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda, katılan ve dinlenen tanık anlatımlarında sanığın suça konu daireyi inşaat halinde iken sattığı ve bu nedenle de tapuda katılan adına tescili sağlanamadığı belirtilmekle, katılanın satın aldığını iddia ettiği tarihe göre ilgili tapu sicil müdürlüğünden suça konu daireye ilişkin denetime elverişli tüm tapu kayıtlarının celbi ile sanığın, şirket yetkilisi, tacir veya müteahhit sıfatıyla hareket etmek suretiyle inşaat işleri yürütüp, yürütmediği dosyada fotokopisi bulunan senetle ilgili icra takibi yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği halde eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 27/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.