Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocukların aşamalarda yüklenen suçu birlikte işlediklerini savunması karşısında, suça sürüklenen çocukları kovuşturma aşamasında savunmak üzere aynı müdafii atanmasında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, hüküm tarihine kadar yapılan yargılama giderleri toplamı, 5271 Sayılı CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocukların kovuşturma aşamasında, katılanın suç nedeniyle oluşan zararını karşılamayı kabul ettiklerini ifade etmeleri karşısında, suça sürüklenen çocukların ifade verdikleri sırada on dört yaşında olup velayet altında bulundukları gözetilerek, suça sürüklenen çocukların kanuni temsilcilerine, tazmin edilecek zarar ve makul bir süre bildirilip bir ödeme yeri gösterilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuk ...'a ödeme imkanı tanınmadan, kanuni temsilcisi yerine suça sürüklenen çocuk ...'a ödeme imkanı tanınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suça sürüklenen çocuklar hakkında işledikleri konut dokunulmazlığını bozma suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadıklarına veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişip gelişmediğine dair 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi kapsamında rapor alınması gerekirken, sadece hırsızlık suçundan alınan raporla yetinilip konut dokunulmazlığını bozma suçundan rapor alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 27/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.