İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili; dava konusu Bursa ili Nilüfer ilçesi ... mahallesi 4211 ada 6 parsel ve 4208 ada 1 parsel sayılı taşınmazların ... Dikencik Özel Ormanı-3 olarak sınırlandırılan özel orman alanında kaldığını, kök parsel 660 parsel sayılı taşınmazın özel orman vasfı ile kayıtlı iken yapılan kamulaştırma ve ifraz işlemleri ile dava konusu parsellere dönüştürüldüğünü, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 52. maddesine aykırı olarak ifraz işlemleri yapıldığını beyanla, Bursa ili Nilüfer ilçesi Balat mahallesi 4211 ada 6 parsel ve 4208 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının tek parsel numarası altında birleştirilmesi ile özel orman vasfı ile tapu kaydında mevcut malikleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; dava konusu 4211 ada 6 parsel sayılı taşınmazın evveliyatında 660 parsel iken 2700 m2'lik kısmının Bursa Valiliği İl İdare Kurulunun 14.06.1984 tarih ve 6/1 dosya numaralı kararı ile kamulaştırılmasına karar verildiğini, 660 parsel sayılı taşınmazın 2700 m2'lik kısmının 666 parsel numarası ile Hazine adına tescil edildiğini, yenileme ve imar uygulaması sonucunda 4211 ada 6 parsel sayısı ile Hazine adına tescil edildiğini, davanın ... Bakanlığına ihbarı gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı gerçek kişiler vekili; Bursa ili Nilüfer ilçesi 4211 ada 6 parsel ile 4208 ada 1 parselin tamamının bir bütün halinde davalılar adına kayıtlı iken, diğer davalı Hazine tarafından Bursa Cezaevi hizmet alanına alınmak üzere 2.704,36 m2'lik alanının, Bursa Valiliği İl İdare Kurulunun 14.06.1984 tarih ve 6/1 dosya 246 sayılı kararı ile kamulaştırıldığını, kamulaştırma maksadına uygun olarak tasarrufta bulunulduğunu, fiilen de kullanıldığını, dava konusu kamulaştırmanın davalılar arasında yapılan özel bir taksim/tasarruf olmadığını, 2704 m2'lik alanın devlet ormanı olmadığını, dava konusu tefrik işleminin rızai taksim ile değil, cebri kamulaştırma kararı ile olduğunu, Bursa İl İdare Kurulunun 14.06.1984 tarih ve 246 sayılı kamulaştırma kararının halen yürürlükte olduğunu, kamulaştırmadan vazgeçiliyorsa veya kamulaştırma iptal edilirse davalıların gayrimenkulü iade almaya/kabule hazır olduklarını, Orman İdaresinin, Hazine tasarruflarına karşı dava ikame yetkisi olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; ... Dikencik Özel Ormanı-3 özel ormanı alanında kalan ve davalı şahıslar murisi adına kayıtlı Bursa ili Nilüfer ilçesi ... mahallesi 660 parsel sayılı taşınmazın 2700 m2'lik kısmının Bursa Valiliği İl İdare Kurulunun 14.06.1984 tarih ve 6/1 dosya numaralı kararı ile kamulaştırılmasına karar verilerek 666 ve 667 parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığı, yenileme çalışmaları ve imar uygulamaları sonucunda 666 parsel sayılı taşınmazın 2.704,36 m2 alanla 4211 ada 6 parsel sayısı ile Hazine adına özel orman vasfı ile tescil edildiği, yapılan ifraz işleminin 6831 sayılı Orman Kanunun 52. maddesine göre özel ormanlar içersinde kalan kısımların 500 hektardan küçük parçalara ayrılıp temlik ve mirasçılar arasında ifrazen taksim edilemeyeceği şeklindeki düzenlemeye aykırı olduğu, ifraz ve tescil işlemlerinin kamulaştırma işlemleri nedeniyle yapıldığı, davalıların dava açılmasına sebebiyet vermedikleri, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıkları gerekçesiyle davanın kabulü ile Bursa ili Nilüfer ilçesi ... mahallesi 4208 ada 1 parsel sayılı 80.155,46 m2'lik taşınmaz ile aynı yer 4211 ada 6 parsel sayılı 2.704,36 m2'lik taşınmazın mevcut tapu kayıtlarının iptali ile tek bir parselde tevhit edilerek yeniden aynı malikler ... (1001943/8285982 hisse-10.019,43 m2), ... (1001943/8285982 hisse-10.019,43 m2), ... (667962/8285982 hisse-6.679,62 m2), ... (667962/8285982 hisse-6.679,62 m2), ... (667962/8285982 hisse-6.679,62 m2), ... (2003887/8285982 hisse-20.038,87 m2), ... (2003887/8285982 hisse-20.038,87 m2), Hazine (270436/8285982 hisse-2.704,36 m2) adına belirtilen hisse miktarları ile yeni bir parsel numarası oluşturularak özel orman vasfı da yazılmak suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, 6831 Sayılı Kanun'un 52. maddesine göre özel ormanların 500 hektardan küçük parçalar teşkil edecek şekilde parçalanıp başkalarına temlik edilemeyeceğinin bildirilmesine, somut olayda çekişmeli 4211 ada 6 parsel ve 4208 ada 1 parsel sayılı taşınmazların geldisi olan 660 parsel sayılı taşınmazın 500 hektardan az olup bu haliyle istimlaken satış yoluyla da olsa sonuçta temlikinin yasak bulunmasına, öte yandan kamu kurumu olan davacının sonuçta kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için dava açtığı anlaşılmakla 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereği davalı aleyhine yargılama gideri yüklenemeyecek olmasına göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1. Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 52. maddesinde; "Ekim ve dikim suretiyle meydana getirilen hususi ormanlar hariç, hususi ormanlar 500 hektardan küçük parçalar teşkil edecek şekilde parçalanıp başkalarına temlik ve mirasçılar arasında ifrazen taksim edilemez.
Ancak, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerlerdeki hususi orman alanlarında bu Kanunun 17 nci maddesine göre izin almak ve yatay alanın yüzde altısını (%6) geçmemek üzere imar planlamasına uygun inşaat yapılabilir. İnşaatların yapılmasında orman alanlarının tabii vasıflarının korunmasına özen gösterilir.
Hususi ormanlar orman idaresince mahalli tapu idaresine bildirilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 8 Nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 23.03.1978 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması çalışmaları yapılmıştır.
Yörede yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında 170 parsel sayılı 155.050 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman vasfıyla ... ... adına 03.05.1968 tarihinde tapuya tescil edildiği, akabinde ifraz edinme nedeni ile 05.06.1982 tarihinde 83.149,00 m2 yüzölçümündeki özel orman vasfındaki 660 parsel sayılı taşınmaz oluşturulduğu, yapılan kamulaştırma işlemi sonucu 660 parsel ifraz edilerek 666 ve 667 parsel sayılı taşınmazlar oluşturulduğu, 666 parsel sayılı taşınmazın özel orman vasfıyla Hazine adına kaydedilerek 2552 ada 10 parsel, sonrasında da şuyulandırma nedeni ile 4211 ada 6 parsel olarak özel orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edildiği, 667 parsel sayılı taşınmazın ise öncesinde ifrazen tebdil nedeni ile 2552 ada 11 parsel, sonrasında intikal edinme nedeni ile 4208 ada 1 parsel olarak davalı gerçek kişiler adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere dava konusu taşınmazların kök 170 parsel sayılı taşınmazdan geldiği, taşınmazın ifraz edilme nedeninin Bursa Valiliği İl İdare Kurulunun 14.06.1984 tarih ve 6/1 dosya 246 sayılı kararı ile yapılan kamulaştırılma işlemi olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 52. maddesinde özel ormanların "temlik" ve "mirasçılar arasında ifrazen taksim" edilemeyeceğinin belirtildiği, kamulaştırma işleminden bahsedilmediği, kamulaştırma işlemin davalı gerçek kişilerin rızası dışında yapıldığı, 6831 sayılı Kanun'un 52. maddesindeki şartların oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2. Bozma nedenine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.