SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiş,
Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezaların sürelerine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 Tarihli ve 2015/269 Esas, 2016/161 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına
2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrası (f) bendi, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
Sanıklar müdafinin temyiz istemi; atılı suçların unsurları itibarıyla oluşmaması ve sanıkların sahtecilik kastı ile hareket etmemeleri nedeniyle verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.
Sanık ...'un bilgisi dahilinde, babası olan sanık ...'in sanık ... adına ciro yapıp suça konu çeki katılana verdiği, çek bedeli ödenmeyince yapılan icra takibine sanık ...'un imza itirazında bulunduğu belirtilerek, sanıkların resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla dava açılmış, sanıklar suçlamaları kabul etmemiş, mahkemesince temyize konu mahkumiyet hükümleri verilmiştir.
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alınmadan sanıkların beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Suça konu çekin, üzerinde bulunması gereken zorunlu unsurları ihtiva edip etmediği ve aldatıcılık niteliğini haiz olup olmadığına yönelik bilirkişi incelemesi ve mahkeme gözlemi bulunmadığının anlaşılması karşısında; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu göz önüne alınarak, öncelikle suça konu çeki aslı temin edilip, duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri tutanağa geçirilip yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı belirlenip sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi,
2. Kabule göre de; 06.07.2012 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığına 2015 olarak yanlış yazılması,
hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 Tarihli ve 2015/269 Esas, 2016/161 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2024 tarihinde karar verildi.