Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Mahkemece 08.03.2013 kesinleşme tarihli Kütahya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/836 Esas ve 2013/93 Karar sayılı 5237 sayılı Kanun'un 151/1,58 maddeleri uyarınca verilmiş 3 ay hapis cezasına ilişkin ilâm tekerrüre esas alınarak ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanmış ise de; bozma öncesi 21.05.2015 tarihli kararda yine aynı ilam tekerrüre esas alınmış ancak ikinci kez tekerrüre ilişkin hükümler uygulanmadığından aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu hususun kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan tekerrür hükümleri yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, ilk kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.