Her ne kadar Tebliğname'de sanık olarak "..." ismine yer verilmişse de, temyiz incelemesine konu 07.02.2019 tarihli kararda anılan sanık hakkında herhangi bir karar verilmediği, sadece sanık ... hakkında karar verildiği ve katılan vekilinin temyiz isteminin de sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat kararına ilişkin olduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin, yasal mevzuat, İlk Derece Mahkemesinin görüşü ve dosya içeriğine göre İstinaf Mahkemesinin beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli ve 2020/14-248 Esas, 2022/359 Karar sayılı kararı ile 05.07.2022 tarihli ve 2021/9-359 Esas, 2022/528 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip farklı bir sonuca ulaşarak sanığın beraatine karar verebileceği kabul edilmekle, Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında katılana yönelik kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan beraatine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.