SUÇLAR: Dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2015/324 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Sanıklar ... ve Memmet Ağaoğlu hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 5000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz istemi; sanıkların eylemlerinin suç işlemek amacıyla örgüt kurma kapsamında değerlendirilmesi gerekirken eksik ceza tayini ve sanık ... hakkında eksik araştırma ile verilen beraat hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
Sanık ... müdafinin temyiz istemi; müvekkili hakkında kesin delil bulunmadan şüphe ile verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
Sanık ...'nun temyiz istemi; müşteki ve sanıklarla hiç bir görüşmesi bulunmamasına rağmen adli sicil kayd nedenyile mahkumiyet hükmü verilmeiş olması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek, katılan ... 'ı telefonla aradıkları, 98.000,00 TL karşılığı 50 ton şeker satımı konusunda anlaştıkları, sanıkların katılanı bir depoya götürüp şeker çuvallarını gösterdiği, katılanın ödemeyi kredi kartıyla yapacam demesi üzerine Antakya iline birlikte gidip katılana ait 6 adet karttan sanık ...'ya ait iş yerinden 98,000 TL çekildiği, daha sora katılanın sanık ... ile birlikte Reyhanlı'ya dönüp yazıhane diye tabir edilen yere geçtikleri ve burada 98,000 TL nakit parayı kendisini ... olarak tanıtan sanık ... 'a verdiği, sanıkların şeker Antakya ilinde yüklenecek dedikleri ve tarafların Antakya'da bulunan Hatay Künefe adlı iş yerine gittikleri akabinde sanıkların işimiz var diyerek katılanın yanından ayrıldıldıkları ve katılana malları teslim etmeyerek dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında, sanıklar suçlamaları kabul etmemiş, katılan tarafından sanıklar ... ve ... teşhis edilmiş, mahkemesince sanık ... hakkında beraat, sanıklar ... ve ... hakkında mahkumiyet kararları verilmiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Kredi kartlarından çekimlerin yapılması için katılanın, Antakya'da yazıhanesine gittiği şahsın sanık ... olduğu iddiasıyla dava açılmış ancak bu şahsın sanık olup olmadığı yönünde teşhis işlemi yapılmamış olduğu anlaşılmakla gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, sanık ... ve katılan yüzleştirilerek, mümkün olmadığı takdirde sanığın teşhise elverişli fotoğrafları temin edilip katılana gösterilerek, kendisinden kredi kartlarını alan ve parayı getiren şahsın sanık ... olup olmadığı yönünde beyanı alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik araştırma ve inceleme ile beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 31.01.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

C. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 31.01.2023 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu, bozmayı gerektirmiş,

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2015/324 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık ... müdafii ve sanık ... 'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2024 tarihinde karar verildi.