Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1) Katılanın soruşturma aşamasında dinlenilmesinde, olay günü 03.00 sıralarında yatarken aracının yerinde olduğunu, 06.30'da eşinin aracı hareket ederken gördüğünü beyan etmesi üzerine aracın yerinde olmadığını tespit ettikleri, UYAP verilerine göre suç tarihinde gecenin 04.49'de sona erdiği anlaşılmakla, eylemin gece vakti gerçekleştirildiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu tartışılmadan yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 143.maddesinin uygulanması,
2) Bozma öncesi 15.09.2015 tarihli hükümde sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği ve bozma sonrası hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezasının 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, bozma sonrası 30.11.2020 tarihli hükümde 5271 sayılı Kanun'un 307.maddesi uyarınca sanığın 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin göztelmesine, 22.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.