Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR

1.Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2014/127 Esas, 2015/73 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca teşdiden 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama-bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil olmadığı, eksik inceleme ile verilen mahkumiyetin yerinde olmadığı ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında üst sınırdan hüküm kurulması gerektiğine, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden sanığın mahkum edilmesi gerektiğine ilişkindir.

C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Mağdurenin beyanında belirtildiği üzere farklı tarihlerde aynı eylemin sanık tarafından gerçekleştirilmesi sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden;
Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde yer alan nedenlerle Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2014/127 Esas, 2015/73 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.05.2024 tarihinde karar verildi.