Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 06/01/2016 havale tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanunun 18 ile CMK'nın 237/2. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin katılma isteminin KABULÜNE, temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre incelemenin, katılan Hazine vekilinin sanıklar ... ve ... haklarında, katılan ... vekilinin ise tüm sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara isnat olunan eylemin sübutu halinde nitelikli zimmet suçunu oluşturabileceği, bu suçun suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın 202/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/2. maddesinde belirtilen 15 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 26/01/2005 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 12/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yz İşl. Md. M/Ç