Feragat nedeniyle reddine

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da bozma gereklerinin yerine getirilmediği, taşınmaz başında keşif yapılmadığı ve taşınmazın niçin tescil harici bırakıldığının araştırılmadığı, 1984 tarihli hava fotoğrafının elde edildiği memleket haritasının getirtilmediği, usûlünce orman, zilyetlik ve 40 - 100 dönüm araştırması yapılmadığı, hava fotoğrafları üzerinde orman ve ziraat bilirkişi tarafından steroskopik inceleme yapılmadan taşınmazın kullanım durumu ve tasarruf sınırları belirlenmeksizin dosya üzerinden alınan orman ve fen bilirkişi ek raporlarıyla yetinildiği, ziraat bilirkişisinden ek rapor dahi alınmadığı, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği açıklanara, usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi " gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince. bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " davacı asilin 11.03.2021 tarihli beyanında davadan feragat ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
309 uncu maddesi uyarınca feragatin dilekçe ile yapılabileceği ve feragatin hüküm ifade etmesinin karşı tarafın, mahkemenin kabulüne tabi olmadığı " gerekçesiyle, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Gerek dosya kapsamında gerekse Uyap sistemi üzerinden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince, yargılamanın 23.02.2021 tarihli 14 üncü celsesinde verilen ara kararla duruşmanın 30.03.2021 tarihine ertelendiği ve akabinde davacı tarafından 11.03.2021 tarihinde dosyaya davadan feragat dilekçesi sunulması üzerine, duruşma açılmaksızın ve kısa karar oluşturmaksızın, doğrudan gerekçeli karar yazılmak suretiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmakta olup, bu şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Öte yandan; bilindiği üzere HMK 'nin 297/2 nci maddesine göre "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmüne ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun) 'nin 713/6 maddesinde de "Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler." hükmüne yer verilmiştir.
Eldeki dava tescil davası olup, davalı Hazine vekili tarafından 10.02.2021 tarihinde sunulan dilekçede dava konusu yerin Hazine adına tescili talep edilmişse de İlk Derece Mahkemesince, bu talep hakkında olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru olmadığı gibi, gerek dosya kapsamında alınan 26.11.2020 tarihli fen bilirkişi raporunda, gerekse daha önce dosyaya gönderilen Siirt Kadastro Müdürlüğünün 05.03.2019 tarihli yazısında, dava konusu yerin 177 ada 1 parsel (eski 1317 parsel) numarası altında orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiği belirlenmiş olmasına rağmen, bu hususun araştırılarak sonucuna göre davalı Hazinenin talebi yönünden ne şekilde karar verilmesi gerektiğinin değerlendirilmemiş olması da isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.