SUÇLAR: Özel belgeyi bozma, yok etme veya gizleme
Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli ve 2016/189 Esas, 2016/455 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 237 sayılı Kanun’un 208 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine, karar verilmiştir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığa yüklenen suçun hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna ve subjektif şart gerçekleşmediğinden hapis cezasının ertelenmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, ilişkindir.
Sanığın, bir dönem yöneticiliğini yaptığı Zübeyde Hanım Sitesine ait defter ve belgeleri, 01.05.2015 tarihli genel kurulda yeni seçilen yönetimde bulunan katılanların taleplerine rağmen, siteye ait defter ve belgeleri katılanlara teslim etmediği, bu şekilde özel belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçunu işlediği iddia ve kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanığın, yeni seçilen yönetime defter ve kayıtları teslim etmeme eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ve 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamında kalan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli ve 2016/189 Esas, 2016/455 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2024 tarihinde karar verildi.