Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalıların 5543 sayılı İskan Kanunu kapsamında göçebe hayatı yaşadıkları savı ile tarımsal iskana başvurduklarını, yapılan inceleme sonucu Mahalli İskan Komisyonu’nun 29.07.1992 tarih ve 96 sayılı kararı ile tarımsal iskan edilmek üzere hak sahibi sayılmalarına karar verildiğini, bu karara binaen Amik Ovası 2494 parsel sayılı taşınmazın 12/04/2006 tarihi itibariyle davalılara tahsis ve temlik edildiğini, aile reisi ve başvuru sahibi ...'ın eşinin daha önce ebeveynleriyle birlikte devlet eliyle iskan edildiğinin tespit edilmesi nedeniyle Mahalli İskan Komisyonu'nun 05/12/2012 tarihli kararı ile davalıların hak sahipliğinin ve daha önce alınmış komisyon kararının iptal edildiğini, söz konusu iptal kararına karşı...İdare Mahkemesi'nde dava açtıklarını, İdare Mahkemesi'nce verilen red kararının kesinleştiğini belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile hazine adına tescilini istemiştir.
Davalılar, savunma getirmemiştir.
Mahkemece, 6495 sayılı kanun ile 5543 sayılı İskan Kanununa eklenen Geçici 7. maddenin 3. fıkrasında Mülga 2510 Sayılı Kanuna göre hak sahibi olanların hak sahipliklerinin herhangi bir koşul aranmaksızın bu kanuna göre devam edeceği hükmüne yer verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince temyiz edenden harç alınmasına yer olmadığına, 12/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.