Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 124 ada ...,... ada 3,150 ada 3,157 ada 7 parsel sayılı sırasıyla ...,...,... ve 54.840,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... oğlu ... adına; 143 ada 2 parsel sayılı 2.631,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı ... oğlu, ... adına ve 147 ada 17,152 ada 44 parsel sayılı sırasıyla 230.57,14.510.12 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise, dava dışı ... oğlu ... tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, davalı adına tescil edilen taşınmazların, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen belgesizden zilyetlikle edinilebilecek 100 dönüm taşınmaz sınırını aştığı iddiasına dayanarak, sınırı aşan kısmın tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.02.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.