Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacılar vekili; davacıların oğlu olan....'un 23/10/2005 tarihinde kendisine bir aracın çarpması sonucu olay yerinde hayatını kaybettiğini, olayın akabinde sürücünün kaza yerini terk etmesi nedeniyle tespit edilemediğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 2.500,00 TL olmak üzere 5.000,00 TL ve cenaze gideri olarak 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 6.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili; 06/01/2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat miktarını baba ... için 7.532,00 TL ve anne ... için 8.064,00 TL olmak üzere toplamda 15.596,85 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, cenaze giderlerinin belgeli olmadığını, rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığını araştırılmasını ve temerrüd oluşmadığından faiz talebinin de reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacı ...'un olay sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere 7.521,73 TL'nin ve davacı ...'un olay sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere 8.064,00 TL'nin dava tarihi olan 06/09/2007 tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafın olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ilişkin talebinin reddine; cenaze-defin gideri masrafı olan 1.000,00 TL'nin dava tarihi olan 06/09/2007 tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, davacı
tarafın olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların desteği müteveffanın kusur durumuna ilişkin alınan 23/09/2013 tarihli heyet raporu seçenekli olarak düzenlenmiş, çarpma noktasının taşıt yolu üzeri olduğunun kabulüne göre kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsünün %25 oranında, ölen yaya....'un %75 oranında kusurlu olduğu; çarpma noktasının banket üzerinde olduğunun kabulü halinde ise kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 oranında, ölen yaya ....'un ise kusursuz olduğu belirlenmiştir.
Davacıların çocuklarının ölümü nedeniyle uğradıkları zararının belirlenebilmesi için aldırılan ve hükme esas alınan 08/10/2013 tarihli rapor da kusur raporuna paralel şekilde seçenekli olarak düzenlenmesine rağmen ölen yayanın kusurlu olması durumuna göre yapılan hesaplamada yanılgıya düşülerek ölen yayanın % 75 kusurlu olduğunun kabulü yerine %25 kusurlu olduğu kabulüne göre hesaplama yapılmış ve bu kusur durumuna göre çıkan miktar hükme esas alınmışsa da hatalı raporun hükme esas alınması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentde yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.