SUÇLAR: Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli ve 2015/254 Esas, 2016/236 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 15.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezasının ertelenmesine,

Karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi; kararın bozulmasına, ilişkindir.

Sanık ... tarafından ticari ilişkiye istinaden katılan ...'a ciro edilerek verilen 26.09.2014 keşide tarihli ve 9.500,00 TL bedelli çekin bankaya ibraz edilmesi ile sahte olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde; sanığın soruşturma ifadesinde, suça konu çeki satmış olduğu mal karşılığında kendisi ... olarak tanıtan şahıstan aldığını, çekin üzerindeki yazıların ve imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, sorgusunda ise çekin üzerindeki yazıların kendisine ait olduğu beyan ederek çelişkili ifadeler vermesi, katılan ...'un, suça konu çeki 2014 yılının Haziran ayında daha örce meydana gelen borç ilişkisi nedeniyle sanıktan aldığını, sanığın oğlu ...'tan 130 gr altın aldığını, borcunu ödeyemeyince karşılığında suça konu çeki verdiğini ifade ederek şikayetçi olması, katılan ...'ın beyanı, suça konu Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen zorunlu unsurları taşıyan çekin sahte olarak oluşturulduğu, aldatma kabiliyetini haiz olduğu, çekin ön yüzündeki yazıların ve birinci ciranta imzasının sanığın eli ürünü olduğu, keşideci imzasının katılan ...'ın eli ürünü olmadığına dair düzenlenen uzmanlık raporlarının içeriği ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilip sanığa yüklenen suçların sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden

1. Kasıtlı suçtan hapis cezasının kanuni sonucu olan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi isabetsizliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden

1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.3.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere; önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı gözetilerek, somut olayda katılan ...'un beyanlarından suça konu çekin önceden doğmuş borç karşılığında verildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilerek sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetin karar verilmesi,

2. Kabule göre de;
a) Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Gerekçeli karar başlığında Katılan ...'un taraf sıfatının "Müşteki" olarak yazılması,
Nedenleriyle, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli ve 2015/254 Esas, 2016/236 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli ve 2015/254 Esas, 2016/236 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2024 tarihinde karar verildi.