Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2014 tarihli kararıyla sanık hakkında katılana karşı dolandırıcılık suçundan 3 yıl 1 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; ... uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.
3. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2018/523 Esas, 2019/575 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43,62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
11.12.2019 havale tarihli dilekçesiyle kararı temyiz etmek istediğini beyan eden sanığın herhangi bir temyiz sebebi ileri sürmediği belirlenmiştir.
Katliam cep telefonundan arayarak kendisini emniyet personeli olarak tanıtan bir kişinin, katılana, kredi kartları ve cep telefonu numaralarının kopyalanarak terör örgütü tarafından kullanıldığını, terörist grubu çökertmek için 6 aydır çalıştıklarını ve bildirilen hesap numarasına para yatırması gerektiğini söylemesi üzerine, katılanın kredi çekerek kendisine söylenen hesap numarasına 20.551,53 TL havale ettiği, ayrıca 103,30 TL havale ücreti ödediği, ertesi gün kendisini arayan aynı kişi ile aralarında gerçekleşen görüşme üzerine, kendisine bildirilen GSM hatlarına 95,00 TL ve 150,00 TL tutarında kontör yükleyen katılanın, kredi kartlarından 7.500,00 TL para çektiği ancak arayan kişinin 7.500,00 TL'yi 20.000,00 TL'ye tamamlaması gerektiği, aksi durumda kendisini mahkemeye çıkartacaklarını söylemesi nedeniyle para istediği tanıdıklarının dolandırılmış olabileceğim söylemeleri üzerine suç duyurusunda bulunmasına istinaden başlatılan ve yürütülen soruşturma neticesinde açılan kamu davasında; sanığa yüklenen eylemlerin suç tarihine göre lehe kabulle zincirleme şekilde işlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
1. Sanığın üzerine atılı ve sübutu kabul edilen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılırken 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 3 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2018/523 Esas, 2019/575 Karar sayılı kararında eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye ııygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2024 tarihinde karar verildi.