HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, ayrı ayrı teşdiden 3 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükümlerin; sanıkların eylemlerinin, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli kararı ile bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiştir.

4. Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2018/458 Esas, 2019/287 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı teşdiden 3 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik incelemeyle karar verildiğine ilişkindir.
Sanık ...'ın temyiz isteği özetle; yüklenen suçu işlemediğine ilişkindir.
Sanık ... hükmü temyiz etmek istediğine dair dilekçe vermiş olup herhangi bir gerekçe ileri sürmemiştir.

18.07.2012 tarihinde katılanı cep telefonundan arayarak kendisini başkomiser olarak tanıtan bir şahsın hesabından terör örgütüne para aktarıldığını, bu olayı çözeceklerini, yardımcı olmasını gerektiğini söyleyerek hile ile kandırması ve yönlendirmesi neticesinde sanıklardan ...'in hesabına 10.000,00 TL, sanıklardan ...'ın hesabına 10.000,00 TL, sanıklardan ...'in hesabına 7.800,00 TL yatırmasını sağlamak suretiyle iştirak halinde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; uzlaştırma işlemlerinin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, eylemin suç tarihine göre lehe kabulle basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde karar verilmiş ise de, Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı, 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

1. İddia, savunma, kamera kayıtları, HTS kayıtları, tanık anlatımı, ilgili cevabi müzekkereler ve tüm dosya kapsamı itibarıyla yüklenen suçun sübutuna yönelik mahkeme kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığından, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanıklar ... ve ...'in temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanıklar ... ve ...'in diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2018/458 Esas, 2019/287 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanıklar ... ve ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ..., ... müdafiileri ile sanıklar ... ve ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2024 tarihinde karar verildi.