Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/291 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık hükmü temyiz etmek istediğine dair dilekçe vermiş olup, herhangi bir gerekçe ileri sürmemiştir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın daha ağır cezayı içeren Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/760 Esas 2012/1584 Karar sayılı kararı yerine daha az cezayı içerir Ankara (Kapatılan) 22. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/7 Esas 2013/10 Karar sayılı kararı nedeniyle mükerrir sayılmasına ilişkindir.

Sanığın, internet üzerinden araç satışı için ilan verdiği, katılanın ilan sahibi olan sanığı aradığı, anlaştıkları ve sanığın verdiği hesaplara toplam 10.000,00 TL yatırdığı halde sonraki günlerde sanığa ulaşamadığı, sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.

1. Sanığın adli sicil kaydında yer alan, daha ağır cezayı ve Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde belirttiği ilamı da içeren, tekerrüre esas alınan ilam dışındaki hükümlülüklerinin uzlaşma kapsamına alınan 5237 sayıla Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "dolandırıcılık" suçuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp sonucuna göre sanık hakkında en ağır cezayı içerir hükümlülüğün tekerrüre esas alınması hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde belirtilen nitelikli hâllerde suçtan elde edilen haksız menfaati belli ise aynı Kanun'un 52 nci maddesi de gözetilmek suretiyle haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde temel adli para cezası aynı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca gün olarak belirlenerek artırım ve indirimler gün üzerinden yapıldıktan sonra, ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı 52 nci maddenin ikinci fıkrası hükmü gereği 20,00 TL ile 100 TL arasında takdir edilecek miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/291 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararında sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2024 tarihinde karar verildi.