SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, temyiz isteminin reddi

Sanık hakkında verilen ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihinde Denizli D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanığa hükmün 15.07.2014 tarihinde yüze karşı tefhim edildiği, ancak cezaevinde bulunan sanığa yapılan yasa yolu bildiriminde, 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre yasa yolu başvurusunun gerçekleştirileceğinin belirtilmemesi nedeniyle, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi gereği sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilip temyiz isteminin reddine ilişkin 10.11.2020 tarihli ek karar kaldırılarak aynı Kanun'un 317.maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,

II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesi uyarınca hükmolunan 1 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 119/1-c. maddesi uyarınca bir kat artırım yapılırken, 2 yıl 12 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 3 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırım yapılarak sanığın 2 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.