SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/174 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında:

1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesi, 158 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,

2. Bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 244 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 62,52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,

Karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği özetle; kararın hukuka aykırı olduğuna, verilen cezayı kabul etmediğine ilişkindir.

Sanığın, katılan ...'na ait facebook hesabını ele geçirip katılan ...'nın bilgisi ve rızası dışında facebook profilinde kayıtlı arkadaşlarından olan katılan ... ile iletişime geçip mesajlaştığı ve katılan ...'ten para isteyerek bildirmiş olduğu ve kendisi adına kayıtlı olan telefon numarasına ATM üzerinden 300,00 TL havale edilmesini sağladığı iddiasıyla açılan kamu davasında; tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığa yüklenen eylemlerin bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama suçlarını oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur

A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Dolandırıcılık eylemine konu olayda haksız menfaat miktarının 300,00 TL olduğu, Mahkemece bir gün karşılığının 20,00 TL olarak takdir edildiği nazara alındığında, adli para cezasına esas temel gün sayısının 30 gün olarak belirlenip bu miktar üzerinden artırma ve eksiltme yapıldıktan sonra sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliği, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Sanık hakkında tekerüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 157 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "dolandırıcılık" suçunun 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan ilama konu hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz gözetilmesi mümkün görülmüştür.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Bilişim Sistemine Hukuka Aykırı Müdahale Suretiyle Haksız Çıkar Sağlama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

1. Sanığın başkasına ait facebook hesabına rıza dışı erişim sağlayarak, bu hesaptan yazışma yapması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki bilişim sistemine veri yerleştirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur

2. Kabule göre de; sanık hakkında tekerüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 157 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "dolandırıcılık" suçunun 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/174 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Bilişim Sistemine Hukuka Aykırı Müdahale Suretiyle Haksız Çıkar Sağlama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/174 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2024 tarihinde karar verildi.