SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Katılan ... vekilinin kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 ve 317 nci maddeleri gereğince katılan ... vekilinin temyiz isteği dışında kalan ve süresinde olan diğer temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/229 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararı ile,

1. Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,

2. Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,

Karar verilmiştir.

1. Katılan ... vekilinin temyiz isteği özetle; katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,

2. Sanık ...'nun temyiz isteği özetle; yüklenen suçların unsurlarının oluşmadığına, yüklenen suçlarla alakasının bulunmadığına, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına,

3. Sanık ...'in temyiz isteği özetle; yüklenen suçlarla alakasının bulunmadığına, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğine,
İlişkindir.

4. Sanıklar ... ve ... müdafiinin süre tutum dilekçesi verdiği ayrıca temyiz sebebi ileri sürmediği anlaşılmıştır.

İştirak iradesi içerisinde hareket eden sanıkların, katılan ...'a ait olup İstanbul ilinden çalınan 34 .. ..67 plakalı otomobilin motor ve şasi numaralarının bulunduğu bölgelerde tahrifat yapmak suretiyle motor ve şasi numaralarını değiştirdikleri söz konusu otomobili, katılan ...'a 8.000,00 TL karşılığında sattıkları iddiasıyla açılan kamu davasında; tüm dosya kapsamı itibarıyla sanıklara yüklenen eylemlerin kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

A. Katılan ... Vekilinin Temyizi Yönünden
Katılan vekilinin yokluğunda verilip 28.06.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 13.07.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden

1. Gerekçeli karar başlığında "16.02.2015" şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin, Mahkemece davaya konu otomobilin noterlikte katılan ...'a satışının yapıldığı "08.12.2014" olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile (sanık ... hakkında uygulanan ve aşağıda gösterilen hukuka aykırılık dışında) yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.

3. Sanık ... hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün olan ve aşağıda gösterilen bozma nedeni dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve 14.03.2013 tarihinde kesinleşen İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2006 tarihli ve 2006/717 Esas, 2006/1154 sayılı kararı ile nitelikli hırsızlık suçundan verilen 3 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin mahkûmiyetin tekerrüre esas olduğu gözetilmeden, sanıkla herhangi bir ilgisi bulunmayan Gebze 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/1699 Esas ve 2013/69 sayılı kararı ile kasten yaralama suçundan verilen 1 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyetin tekerrüre esas alınması isabetli bulunmamıştır.

C. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Sanık ...'nin savunmasında, davaya konu otomobilin motor ve şasi numaralarında sahtecilik yapmadığını, motor ve şasi numaralarında yapılan değişikliğe ilişkin bilgisinin olmadığını beyan etmesi, aşamalarda değişmeyen bu savunmanın dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşılması karşısında; sanık ...'nin yüklenen suçların işlenmesine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmutur.

A. Katılan ... Vekilinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/229 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinin (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/229 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinin (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/229 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak, yerlerine ''Sanığın, İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2006 tarihli ve 2006/717 Esas, 2006/1154 sayılı ilamıyla hükmolunan 3 yıl 9 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,)

D. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/229 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2024 tarihinde karar verildi.