İstinaf isteminin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle birlikte sanık müdafiinin koşulları bulunmayan duruşma talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi uyarınca reddine karar verilerek gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2017 tarih ve 2016/75 Esas, 2017/284 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 14.01.2020 tarih ve 2019/536 Esas, 2020/64 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 129 veya 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine,

2. Katılan vekilinin temyiz sebepleri, suçun unsurlarının oluştuğuna, sanığın eyleminin sabit olduğuna ve cezalandırılması gerektiğine, suçun işleniş şeklinin dikkate alınmamasına, katılanın eyleminin haksız tahrik olarak değerlendirilemeyeceğine ve resen belirlenecek hususlara,

3. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın davaya konu edilen ifadeleri söylemediğine, 05.03.2015 tarihli tutanak içeriğinin gerçeği yansıtmadığına, hükmün gerekçesinin yerinde olmadığına, katılan tarafından sanığa hakaret edildiğine, sanığın bu dava nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığına, hükmün gerekçesinin sanığın geleceği üzerinde telafisi imkansız sonuçlar doğuracağına ve resen belirlenecek nedenlere,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Avukat olan sanığın, sıra kendisinde olmasına rağmen başka bir dosyanın taraflarının duruşmaya alınması üzerine hakim olan katılana yönelik, bağırarak hakaret niteliğinde sözler söylediğinden bahisle açılan kamu davasına ilişkin, İlk Derece Mahkemesince, sanık savunması, 05.03.2015 tarihli olay tutanağı, tanıklar S.A., H.M., H.B., B.A.N., T.A., Z.S. ve S.K.'nın aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamıyla, sanığa atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul olunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen hususlar karşısında, beraat kararı verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafii, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2024 tarihinde karar verildi.