TCK'nın 155/2, 52/2,53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında evrakta sahtecilik suçuna ilişkin olarak zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde gereğinin takdir ve ifasının mümkün olduğu değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
....ın sözleşmeli avukatı olan katılanın yanında katip olarak çalışan sanığın, katılan tarafından kendisine verilen vekaletnameye dayanarak....ın icra dosyalarına takip açmak ve takibi sürdürmek için dosya başı avans çektiği, bu avansı icra takibi açmakta kullanmayıp kendi menfaatine kullandığının iddia edildiği olayda, sanığın ....'tan birden fazla çektiği avansı amacı dışından kendi menfaatine kullandığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmedilen cezada TCK'nın 43 maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.