SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/71 Esas, 2016/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği; mahkemece sanıklar hakkında verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece eksik inceleme neticesinde hüküm verildiği, sanıkların beyanlarına dayanılarak verilen hükmün bozulmasına ilişkindir.

A. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden,

1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 inci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, suçun iştirak halinde işlendiğinin iddia olunması nedeniyle, sanık ...'ün 21.01.2016 tarihli sorgusu olduğu olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Dolandırıcılık suçu yönünden,
Sanıkların iştirak halinde sahte çekle ...'ı dolandırmaya çalıştıkları iddia olunan olayda, eylemin sübut halinde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin (f) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı ve bu suç yönünden delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanık hakkında basit dolandırıcılık suçu yönünden yargılama yapılarak hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden,

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/71 Esas, 2016/208 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Dolandırıcılık suçu yönünden,

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/71 Esas, 2016/208 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2024 tarihinde karar verildi.