HÜKÜMLER: Beraat

Cumhuriyet Savcısı ...'un temyizi yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Cumhuriyet Savcısı Sinan Karakuş'un temyizi yönünden, 08.12.2015 tarihli hükmü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde öngörülen 1 aylık temyiz süresi geçtikten sonra, 11.01.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Erdemli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/403 Esas, 2015/231 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.

Cumhuriyet Savcısı ... temyizinde özetle; sanıkların iştirak halinde, 5809 sayılı Kanun'da düzenlenen ve önödeme gerektiren suçu işlediklerinin sabit olduğu, sahte abonelik sözleşmesinin 0 507 ...96 numaralı hatta ilişkin olmasına rağmen, gerekçeli kararda, iddianamede belirtilmeyen ve katılana ait olmayan 0 533 ...40 numaralı hatta ilişkin abonelik sözleşmesiyle ilgili değerlendirme yapıldığından bahisle kararın bozulması istenmiştir.

A. Cumhuriyet Savcısı Sinan Karakuş'un Temyizi Yönünden
Cumhuriyet Savcısı'nın 08.12.2015 tarihli hükmü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde öngörülen 1 aylık temyiz süresi geçtikten sonra, 11.01.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.

B. Cumhuriyet Savcısı ...'un Temyizi Yönünden
Mahkemenin gerekçeli kararında "..." adlı bir kişinin de "katılan" olarak yer aldığı, ancak dosya kapsamına, mahkemece iddianamenin kabulü kararına konu edilen ve yargılamaya esas alınan iddianameye göre "..." adında bir kişinin davanın tarafı olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;

1. Sanıkların üzerine atılı "cep telefonu hattı abonelik sözleşmesinin" sahte şekilde düzenleme eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56 ncı maddesi uyarınca 63 üncü maddesinin onuncu fıkrasındaki suçu oluşturacağı, değişen suç vasfına göre, yargılama konusu eylemi için 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56 ncı maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların 30.06.2015 tarihli Mahkeme sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmiştir.

A. Cumhuriyet Savcısı Sinan Karakuş'un Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Cumhuriyet Savcısı ...'un Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erdemli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/403 Esas, 2015/231 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ayrı ayrı BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2024 tarihinde karar verildi.