HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, ayrı ayrı teşdiden 4 yıl hapis ve 40.000,00 TIL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükümlerin; sanıkların eylemlerinin, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesince bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiş, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2018 tarihli kararı ile dava dosyasının Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4. Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2019/63 Esas, 2020/180 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı teşdiden 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanıkların temyiz istekleri özetle; yüklenen suçu işlemediklerine ilişkindir.
02.10.2012 tarihinde şikayetçiyi cep telefonundan arayarak kendilerini polis ve Cumhuriyet savcısı olarak tanıtan sanıkların, terör örgütünün kimlik bilgilerini ele geçirerek hesaplarına ulaştığı şeklinde hile ile kandırmaları ve yönlendirmeleri neticesinde, şikayetçinin dava dışı R.İ' ye ait sanıkların ellerinde bulunan kredi kartına ait hesaba para yatırmasını sağlayıp bu kredi kartıyla altın alışverişi yapmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; uzlaştırma işlemlerinin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, eylemin suç tarihine göre lehe kabulle basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.
1. İddia, savunma, kamera kayıtları, ilgili cevabi müzekkereler ve tüm dosya kapsamı itibarıyla yüklenen suçun sübutuna yönelik mahkeme kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığından, sanıkların temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2019/63 Esas, 2020/180 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2024 tarihinde karar verildi.