Sanıklar hakkında ayrı ayrı;
TCK'nın 155/2, 43/1,62,52/2-4,51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümler katılanlar vekili ve sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanıkların ....Anonim Şirketinin 2005 ve 2010 yılları arasında yönetim kurulu üye ve başkanı oldukları, sanıkların şirketten para çekerek bu paraları şirket adına kullanmadıkları ve iade etmedikleri, şirkette çalışmayan kişilerin sosyal güvenlik kurumuna kaydını yaparak çalışıyor gibi gösterip bu kişilere maaş ödedikleri, seçimlerde bir siyasi partiye destek amacı ile şirket arabalarını kullandırdıkları, genel kurul kararı olmadığı halde şirketten maaş aldıkları, şirket çeklerini kendi borçları için kullandıkları, kendi araçlarına ilişkin akaryakıt alımlarını şirkete ödettikleri, şirketin gayrimenkul alımına ilişkin tapu masrafları şişirilerek gerçeğe aykırı durum yaratılmak suretiyle menfaat temin ettikleri böylelikle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Sanıkların savunmalarında şirket hisselerinin %50'den fazlasına sahip olduklarını beyan etmeleri karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından, katılanların sanıklara karşı Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/803 esas sayılı dosya ile açtıkları tazminat davasının akıbetinin sorularak dosyanın onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, ayrıca sanıkların üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığının tespit edilmesi amacıyla...... Anonim Şirketinde sanıkların hissedar olup olmadıklarının tespit edildikten sonra tüm delillerin değerlendirilip takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 52/4 maddesine göre; ''kararda, para cezasının on iki eşit taksitle ödenmesine karar verildiği halde, taksit aralığının açık bir şekilde gösterilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.