Taraflar arasında görülen tapu iptali-tescil, tenkis davasında davanın kabulüne ilişkin verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece; araştırma eksikliğine değinilerek bozulmuş; Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda tapu iptali-tescil isteğinin reddine, tenkis isteğinin kabulüne karar verilmiş, karar süresi içinde taraflarca duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak saptanan 18/01/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

Asıl ve birleştirilen davanın davacıları, mirasbırakan anneleri ...'nın dava konusu taşınmazın intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini 1/2'şer paylarla ölünceye kadar bakma akti ile erkek çocukları ... ve davalı ... ...'ye temlik ettiğini, bu işlemin kız çocuklarından mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak gerçekleştirildiğini; daha sonra ...'nin de taşınmazdaki 1/2 payını satış yoluyla durumu bilen davalı yeğenleri ... ve ...'e satış yoluyla devrettiğini; ayrıca, mirasbırakanın intifa hakkını üzerinde bırakmasına rağmen taşınmazın tasarrufunu davalılar ...'e bıraktığını, onların da taşınmazdan büyük gelir elde ettiklerini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adlarına tesciline, mümkün olmadığı taktirde tenkisine; ayrıca, davalılar ... yönünden taşınmazdan elde ettikleri gelir nedeniyle tenkise karar verilmesini istemişlerdir.

Davalılar ... ..., ..., mirasbırakanın bakıma ihtiyacının olması nedeniyle temlikte bulunduğunu, bakım borcunun yerine getirildiğini, ... tarafından yapılan satışın muvazaalı olmadığını, bedelinin ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI-1-
Mahkemece 24/12/2012 tarihli ve 2006/337 Esas, 2012/626 sayılı Karar ile, mirasbırakanın temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçe gösterilerek tapu iptali-tescil yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Tarafların temyizi üzerine, karar Dairece; "... davaya konu taşınmazın çıplak mülkiyeti 07.12.1989 tarihinde ölünceye kadar bakma akti ile temlik edildiğine göre, öncelikle 07.12.1989 tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın çıplak mülkiyet değerinin belirlenmesi, bu tarihte mirasbırakan adına kayıtlı taşınmaz kaydının bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa temlik edilen taşınmazın çıplak mülkiyet değerinin tüm malvarlığına oranının saptanması, makul sınırda kalıp kalmadığının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı olarak dava tarihi itibariyle değerlendirme yapılarak yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Öte yandan, davacının, ayrıca, davaya konu taşınmazın intifa hakkının mirasbırakana ait olmasına rağmen tasarrufunu davalılar ... ve ...'e bıraktığını, taşınmazı bir süre kendileri işletmek daha sonrada kiraya vermek suretiyle davalılar ... ve ...'in yüksek miktarda gelir elde ettiklerini ileri sürerek intifa hakkı yönünden tenkis isteğinde bulunduğu hâlde, bu yönde olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olmasıda isabetsizdir.″ gerekçesiyle bozulmuştur.

V. MAHKEME KARARI-2-
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, 12.09.2019 tarihli ve 2015/681 Esas, 2019/291 sayılı Karar ile; ″ bakım alacaklısı olan murisin, yaşı ve sağlık durumu dolayısıyla bakıma ihtiyacının olduğu, dava konusu taşınmazın temlikinden önce ve sonra da bakımının çocukları ... ... ve ... tarafından yapıldığının sabit olduğu anlaşılmaktadır. Mirasbırakanın ihtiyaçlarının bakım borçluları tarafından karşılandığı, söz konusu temlikin bakım ihtiyacı nedeniyle gerçekleştirildiği, mal kaçırma amacı ile hareket edilmediği ve bu hali ile dava konusu taşınmazın çıplak mülkiyetine yönelik yapılan temlikin elde edilen bakım ve gözetim değerinden aleni bir şekilde aşırı miktarda farklı olmadığı kanaati ile yapılan işlemin muvazaalı olmadığı sonucuna varılmakla davacılar vekillerinin muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescili istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Mezkur sözleşme dolayısıyla yapılan temlik işlemi yukarıda da açıklandığı üzere ivazlı tasarruf olduğu kanaatine varılmakla taşınmazın bu yönü ile tenkise konu olamayacağı; ancak somut olayda her ne kadar miras bırakan sözleşme karşılığı dava konusu taşınmazın çıplak mülkiyetini devretmiş ise de taşınmazın intifa hakkını kendisinde bıraktığından davacıların tenkis taleplerini bu yönü ile değerlendirecek olursak; mirasbırakanın yaptığı intifa kazandırmasının tasarruf edebileceği kısmı aşması durumunda, saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçıların intifa hakkının tenkisini talep edebilecekleri açıktır. Somut olayda muris, kendisine ait olan intifa hakkının tasarrufunu davalılardan ... ve ... bırakmıştır. Bu hali ile saklı paylı mirasçı olan davacıların saklı paylarının karşılığını alamadıkları sabittir. 15.04.2019 havale tarihli hazırlanan bilirkişi ek (4) raporundan; davacıların intifa gelirleri üzerinden saklı pay oranı değerlerinin 327.750,00 TL olduğu tespit edilmekle asıl dosya yönünden fazlaya ilişkin istemin reddi ile tespit edilen değer üzerinden tenkis talebinin kabulüne; birleştirilen dosyada talebin bu yönüyle talep artımı yapılmadığı da anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak tenkis talebinin kabulüne dair hüküm kurulmuştur″ şeklinde gerekçe gösterilerek:
Asıl ve birleştirilen davadaki tapu iptali-tescil isteklerinin reddine,
Asıl davadaki intifadan kaynaklanan tenkis isteğinin kabulüne,

Birleştirilen davadaki intifadan kaynaklanan tenkis isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraflarca temyiz edilmiştir.

2.1. Asıl davanın davacısı tarafından, tapu iptali-tescil isteğinin reddilmesi nedeniyle bozma istenilmiştir.

2.2. Birleştirilen davanın davacısı tarafından, tapu iptali-tescil isteğinin reddilmesi ve tenkis isteğinin kısmen reddedilmesi nedenleriyle bozma istenilmiştir.
2.3. Davalılar tarafından, intifadan kaynaklanan tenkis isteğinin kabul ve kısmen kabulüne karar verilmesi, ayrıca intifa bedelinin mirasbırakanın ölüm tarihine kadarki dönem için hesaplanması yerine dava tarihine kadar olan dönem için hesaplanması ve hükmün ferilerindeki yanlışlık nedenleriyle bozma istenilmiştir.

3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali-tescil, olmadığı taktirde tenkis; ayrıca, intifadan kaynaklanan tenkis isteklerine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
Muris muvazaası: 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. ve Tapu Kanunu'nun (TK) 26. maddeleri.
Tenkis: 4721 sayılı TMK′nın 560 ila 571. maddeleri.
3.3. Değerlendirme
Getirtilen kayıt ve belgelerden; tarafların kök murisi 1911 doğumlu ...'nın 25.07.2005 tarihinde öldüğü, geriye mirasçıları olarak davacı kızları ..., davalı oğlu ... ... ve 18.03.2001 tarihinde ölen oğlu ...'den olma dava dışı torunları ...'in kaldığı; davalılar ... 'in mirasbırakanın oğlu ... ...'nin çocukları olup, ... ...'nin yargılama sırasında 24.09.2006 tarihinde ölümü ile tüm mirasçıları olan eşi ... ile çocukları... ve ...′in davada yeraldıkları; mirasbırakan ...'nin dava konusu 128 ada 3 parsel sayılı taşınmazın intifa hakkını üzerinde bırakarak kuru mülkiyetini 1/2'şer oranda oğulları ... ... ve ... 'ye 07.12.1989 tarihinde ölünceye kadar bakma akti ile devrettiği, daha sonra ...'nin 1/2 payını 23.01.1992 tarihinde eşit biçimde yeğenleri olan davalılar ...'e satış yoluyla temlik ettiği, dava tarihi itibariyle mirasbırakan adına kayıtlı başka taşınmaz bulunmadığı görülmektedir.
Yukarıda değinilen olgular keşif, bilirkişi raporları, tanık anlatımları ve bozmaya uyularak yapılan araştırma ile birlikte mirasbırakanın aile koşulları ve ilişkileri, yüksek değeri olan dava konusu taşınmazın tamamının temliki gibi hususlar değerlendirildiğinde, mirasbırakanın davaya konu taşınmazı temlikinde kendisine baktırma amacından ziyade mirastan mal kaçırma amacı ile hareket ettiği, bunun yanında, intifa-ı kendisine ait olan taşınmazı aynı amaçla davalılara kullandırarak karşılıksız kazandırma sağladığı sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Hal böyle olunca:
3.3.1. Asıl ve birleştirilen davada tapu iptali-tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile anılan isteğin reddedilmesi doğru değildir.
3.3.2. Tapu iptali-tescil isteğinin kabul edilmesi nedeniyle intifadan kaynaklanan tenkis isteği bakımından yeniden bilirkişi raporu alınması ve davacıların saklı paylarının zedelenip zedelenmediği tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Kabule göre de:
3.3.3. Birleştirilen davanın davacısı ...′nin dava değeri üzerinden eksik harcı tamamladığı gözetilerek intifadan kaynaklanan tenkis isteğinin tümden kabulüne karar verilmelidir.
3.3.4. Her iki davada intifadan kaynaklanan tenkis isteği bakımından, mirasbırakanın ölümüyle intifa sona ereceğinden, hesaplama ölüm tarihine kadar olan dönem için yapılmalıdır.

Açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalıların vekalet ücretine yönelik temyizinin bozma nedenlerine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına; alınan peşin harçların temyiz edenlere iadesine, gelen temyiz eden taraf vekilleri için 3.815.00 TL. duruşma vekâlet ücretinin karşılıklı olarak alınıp birbirlerine verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.