Taraflar arasında görülen davada Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.04.2011 tarih ve 2010/179-2011/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve bir kısım davalılar (..., ... ve ...) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından Akhisar Merkez ve Köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifine 11.10.1999 tarihinde Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Kredi Sözleşmesine dayanılarak 550.000 TL tutarında kredi açılıp kullandırıldığını, borçlu kooperatifçe bu kredinin ortaklarına dağıtıldığını ve kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin bankaya temlik edildiğini, bu temlik işlemi ile kooperatifin alacakla ilgili tasarruf hak ve yetkisinin kalmadığını, borçluların borçlarından kurtulmaları için kural olarak alacağı yeni alacaklı olan müvekkili bankaya ödemeleri gerektiğini, kooperatif ile ortakları arasında müşterek borçlu ve müteselsil borç senedi başlığı altında düzenlenen sözleşmelerde yer alan ibarelerle ortakların temlikten haberdar olduklarını ileri sürerek, 6.572 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek % 26 değişken faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, borçlular tarafından ibraz edilen kasa tahsil fişleri ve müstahsil makbuzları incelendiğinde davalı borçluların davaya konu borç için kooperatif alacağına mahsuben alacaklarından yapılan kesintilerle ödeme yaptıklarının anlaşıldığı, yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra davalıların 1.242,42 TL borçlarının kaldığı, bu durumda davaya konu kredi borcunun sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen şekilde kooperatife kısmen ödendiğinin kabulünün gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.242,42 TL'nın dava tarihinden itibaren 799,37 TL asıl alacak üzerinden işleyecek tarımsal kredilere uygulanan faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Mülga HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 21.07.2004 tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2011 tarihi itibariyle 1.540,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Somut olayda, davacı 6.572 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece 12.04.2011 tarihinde davanın kısmen kabulü ile 1.242,42 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ait istemin ise reddine karar verilmiştir. Bu durumda kabulüne karar verilen miktar yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından temyizi kabil olmayıp, bir kısım davalılar vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin mülga HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.