Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın ... Belediye Başkanlığı yönünden husumetten reddine, İl Özel İdaresine İzafeten ... Valiliği yönünden kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalı İl Özel İdaresine İzafeten ... Valiliği vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ... Belediye Başkanlığı hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, İl Özel İdaresine İzafeten ... Valiliği hakkında açılan davanın ise kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılardan İl Özel İdaresine İzafeten ... Valiliği vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1992 yılında kesinleşen 1/1000 ölçekli imar planında İlköğretim alanı olarak ayrılan dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmış ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer konudaki 15.12.2010 gün ve 2010/5-662/651 sayılı kararı da gözetilerek imar planında İlköğretim alanı olarak ayrılan taşınmaza fiilen el atılmış olsa dahi 3194 sayılı İmar Kanununun 10. maddesinin amir hükmü uyarınca 1/1000 ölçekli planın kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde davalı İl Özel İdare Müdürlüğüne İzafeten ... Valiliğince ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle taşınmaz bedelinin ödenmesine karar verilmesi doğrudur. Bu nedenle davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekilinin temyizine gelince;
Mahkemece, dava konusu taşınmazın değeri, dava tarihi itibariyle belirlendiğinden, hüküm altına alınan alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, ıslah ile arttırılan bölüme ıslah tarihinden faize hükmedilmesi,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinden (alacağın 8.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren, kalan 913.800,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 18.11.2011 tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına) kelimelerinin çıkartılmasına, yerine (hüküm altına alınan alacağın tamamına dava tarihi olan 27.06.2011 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine) ibaresinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalılardan İl Özel İdaresine İzafeten ... Valiliğinden peşin alınan temyiz ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.