İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar ... ve ...'un başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kastamonu ili Tosya ilçesi ... Mahallesi 1951 ada 1 parsel sayılı 19.684,25 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacılar; Kastamonu ili Tosya ilçesi İbniselim Mahallesi çalışma alanı içinde orman kadastrosu yapıldığını, ormanlarda 2/B uygulaması ve sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile bu ormanlarda 2/B uygulamasının komisyonca bitirildiğini ve tutanak suretlerinin askıya çıktığını, 2/B uygulaması sırasında 1951 ada 1 parselin bir bölümünün 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı halde açma zaptı olan kesim için herhangi bir işlem yapılmadığını, 1951 ada 1 parselin ekteki 2/B haritasında yeşil renk ile gösterilen kesimini 1976 yılından bu yana ekip biçtiklerini ve ecrimisil bedelini ödediklerini, buna rağmen hukuka aykırı şekilde orman sınırları içinde bırakıldığını beyanla, orman kadastro tespitine itiraz etmişlerdir.

Davalı vekili; davanın kadastro tespitine itiraz davası olduğunu, görevli mahkemenin Tosya Asliye Hukuk Mahkemesi değil Kastamonu Kadastro Mahkemesi olduğunu, dava hakkında görevsizlik kararı verilmesinin gerektiğini, dava konusu alanın ormandan açma yapılarak elde edilmiş bir alan olduğunu, dava konusu alanın bitişiğinde halen orman alanı olup üzerinde orman ağaçları bulunduğunu, dava konusu alana geçmiş yıllarda 2 defa Tosya Asliye Ceza Mahkemesince, 1 defa Tosya Asliye Hukuk Mahkemesince keşfe gidildiğini, raporlarda dava konusu alanın orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 01.06.2009 tarihi öncesinde tapuya kayıtlı olmayan davaya konu taşınmazın orman vasfına haiz olması nedeni ile olağanüstü zaman aşımı dolayısıyla kazanılmasının mümkün olmadığı, 01.06.2009 tarihinde tapuya kaydedilen ve yine yapılan orman kadastrosu sonucu tekrar 08.03.2019 tarihinde orman vasfına sahip olduğu tapuya kayıt ve tescil edilen taşınmazın imar ve ihya yolu ile de iktisap edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacılar ... ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, mahkemece dava dilekçesi açıklattırılmamış ise de orman tahdidi içinde bulunan taşınmazların, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması isteğiyle orman idaresini zorlayıcı nitelikte davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, orman kadastrosu yapma ve orman rejimi dışına çıkarma yetkisinin orman kadastro komisyonlarına ait olduğu, kaldı ki öncesi devlet ormanı olan bir yerin Kanun gereği 2/B uygulaması ile ancak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılabileceği, davacılar, eldeki davada ve Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 E. 2007/94 K. sayılı tescil davasında aynı tapu kaydına dayanmış olup, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 E. 2007/94 K. sayılı tescil davasında tapu kaydının çekişmeli yere uymadığının belirlendiği, Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 E. 2007/94 K. sayılı dava dosyasında davacı ... dışındaki tüm davacıların taraf olarak yer aldığı, dolayısıyla anılan kararın, ... dışındaki davacılar yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
303 üncü maddesi uyarınca kesin hüküm, ... yönünden ise güçlü delil niteliğinde olduğunu, diğer taraftan hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda da çekişmeli taşınmazın eğiminin %10-20 olduğu, üzerinde yer yer 10-20 yaşları arasında değişen karaçam, meşe, 20-30 yaşlarında ardıç ağaçları ile çalıların bulunduğu, orman ile arasında ayırıcı unsurun olmadığı, 1951 ve 1968 yıllarına ait hava fotoğraflarında yer yer çalılıkların ve açıklık alanların gözüktüğü, 1960 tarihli memleket haritasında açık alan, 1990 tarihli memleket haritasında açık ve kısmen yeşil alanda gözüktüğü, orman muhafaza karakteri taşıdığı, orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/45 E. 2007/94 K. sayılı kararı ve orman bilirkişi raporu karşısında davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar ... ve ...’un istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve ...'un temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30'ar TL'nin temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin karar verildi.