Gümrük İdaresi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan davaya katılabilecek surette suçtan zarar gördüğünden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.

Taşucu Seke Limanı'na gelen Togo bayraklı gemide bulunan ve Suriye uyruklu sanığın sevk ve idaresindeki plastik yükü taşıyan Lübnan plakalı TIR'da yapılan kontrollerde şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine araçta yapılan aramada, kabin kısmında bulunan yatağın altında, dorse yan dolabında olmak üzere toplam 384 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanığın tercüman vasıtasıyla alınan savunmasında; şoförlüğünü yaptığı TIR ile Lübnan'dan Erbil'e gitmek üzere Türkiye'den geçtiğini, sigaraları Erbil'deki arkadaşlarına hediye olarak götürmek amacıyla satın aldığını, satma amacı olmadığını, eylemin Türkiye'de suç olduğunu bilmediğini beyan ettiği görülmüştür.
Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi yargılamadan haberdar edilmeden ve davaya katılma imkanı tanınmadan, re'sen duruşma açılmak suretiyle gıyapta karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Sanıktan ele geçen kaçak eşya miktarının Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kişisel kullanım sınırının üzerinde olduğunun anlaşılması karşısında, ticari kastla hareket ettiği sabit olan sanığın atılı kaçakçılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmek ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Ele geçen kaçak eşya hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.