SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Şikayetçi Denizbank A.Ş.'nin, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyizi yönünden; şikayetçinin sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görmediği, kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2015/333 Esas, 2016/204 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi gereğince beraatine; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

1. Şikayetçi Denizbank A.Ş. vekilinin temyiz isteği, beraat kararının bozulması gerektiği, borcun daha önceden doğmuş olmasının suçun maddi unsurlarını etkilemeyeceği, kararın bozulmasına ilişkindir.

2. Sanığın temyiz isteği, sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararının bozulmasını, Osman Kentel isimli şahıstan aldığı mal karşılığı kullandığını, suç işleme kastının olmadığı, kararın bozulmasına ilişkindir.

Sanık ...'ın ... sayılı yerde bulunan Ç.Y.Ç. Katı Atık Sanayi Tic. Ltd Şti'nin sahibi ve yetkilisi olduğu, şikâyetçi ...'nın ortağı ve sorumlusu olduğu ... Orman Ürünleri İnş.Malz. Tic. San. A.Ş'ye ait yerde kiracı olarak bulunduğu, önceden doğan kira borcuna karşılık olarak suça konu tamamen sahte olarak oluşturulmuş ve aldatıcılık niteliği bulunan Denizbank Kapalı Çarşı Fatih/İstanbul Şubesine ait "İst 30/11/2013" keşide yeri ve tarihli, C1 - 2084974 çek numaralı, ... emrine yazılmış 21.250,00 TL tutarında ve keşidecisi ... Kargo ve Kurye Taşımacılığı Ltd Şti olarak görünen çeki ikinci ciranta olarak imzalayıp şikâyetçi ...'ya verdiği, çekin tahsili için bankaya verildiğinde sahte olduğunun anlaşıldığı iddia olunan somut olayda; sanığın bu şekilde sahteliğini bildiği çeki önceden doğmuş olan borcuna karşılık vermek suretiyle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğindan mahkumiyetine; suça konu çekin önceden doğmuş olan kira borcuna karşılık olarak verildiği, menfaatin çek verilmeden önce elde edilmiş olduğu, bu nedenle dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığı anlaşıldığından beraatine karar verilerek temyize konu hükümler kurulmuştur.

A. Şikayetçi Denizbank A.Ş. Vekilinin Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Beraat Hükmüne İlişkin Temyizinin İncelenmesinde;
Suça konu çek hesabının bulunduğu muhatap banka olan şikayetçi ...nin suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığından hukuken geçersiz olan katılma kararı da hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, şikayetçi banka adına vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

B. Sanığın Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Temyizinin İncelenmesinde

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;

3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Mahkemece davaya katılan sıfatıyla kabul edilen Denizbank A.Ş.'nin sanığın üzerine atılı suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığından, usulsüz olarak verilen katılma kararının vekalet ücretine hak kazandırmayacağı anlaşılmakla; Denizbank A.Ş. lehine sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Şikayetçi Denizbank A.Ş. Vekilinin Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Beraat Hükmüne İlişkin Temyizinin İncelenmesinde

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE,

B. Sanığın Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Temyizinin İncelenmesinde

Gerekçe bölümünün (B-3) kısmında açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan Denizbank A.Ş. lehine vekalet ücreti ödenmesine ilişkin paragrafın çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2024 tarihinde karar verildi.