Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/354 Esas, 2015/253 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın mağdureyi kucağına alarak evine götürmesi, ayaklarını ve bacaklarını ellemesi, bluzunun içine eline sokarak sırtını ve göğüslerini ellemesi eylemine uyan çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında kovuşturmaya konu suçtan mağdurenin kanuni temsilcinin şikayeti olmamasına rağmen kurulan mahkumiyet hükmünün kanuna aykırı olduğu gibi mağdurenin beyanı dışında delil olmadan karar verildiğine ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz İsteği
Alınan raporlarda görüleceği üzerine mağdureye yönelik herhangi bir cinsel eyleminin olmadığına, mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkindir.
Mağdurenin duruşmada hazır bulunan sanığın eylemleri gerçekleştiren şahıs olup olmadığının sorulması üzerine önce onun olmadığını, hemen akabinde bilemediğini beyan etmesi, sanığın cinsel eylemleri gerçekleştirmediğine dair istikrarlı savunması ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanığın atılı suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/354 Esas, 2015/253 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.